Kokomet, köklerini Ankara’nın sokak lezzeti kültüründen alan bir markadır. Bu hikâyenin merkezinde ise kokoreci sadece pişiren değil, ona hayat veren bir isim vardır: Mehmet Ali Kurtaran, namıdiğer Kokoreççi Mehmet Usta.
Mehmet Usta’nın kokoreçle tanışması bugünlerden çok önceye, tam 22 yıl öncesine dayanır. Mesleğe seyyar tezgâhıyla başlayan usta, zamanla lezzetiyle olduğu kadar samimiyetiyle de müdavimlerini oluşturdu. Müşterilerinin kendisine taktığı “Koko Mehmet” lakabı ise zamanla sadeleşti ve bugün bildiğimiz Kokomet markasına dönüştü.
2015 yılından bu yana Çayyolu’nda hizmet veren Kokomet, sokak ruhunu modern bir mekân anlayışıyla buluşturuyor. Burada kokoreç sadece bir ürün değil; ustalık, emek ve yılların deneyiminin birleşimidir. Çünkü gerçek kokoreç, yalnızca kaliteli malzemeyle değil, ateşin başında geçen uzun yıllarla ortaya çıkar.
Kokomet’te kullanılan kokoreçler, kalite standartlarından ödün vermemek adına Balıkesir’den özel olarak temin edilir. İç dolgusunda bumbar, dış sarımında özenle hazırlanmış kuzu bağırsağı kullanılır. Doğru pişirme teknikleriyle birleştiğinde ortaya çıkan lezzet, Ankara’da kokoreç denildiğinde neden Kokomet’in öne çıktığını açıkça gösterir.
İster iri kıyım ister ince kıyım tercih edin, ister sebzeli tabakla tanışın; her sunum, sokak lezzetlerinin neden bu kadar sevildiğini yeniden hatırlatır. Kokoreci yeni keşfedenler için doğru bir başlangıç noktası, müdavimler içinse vazgeçilmez bir adres sunar.
Menü yalnızca kokoreçle sınırlı değildir. Cheddar’lı tavuk, köfte, sucuk ve midye dolma gibi alternatifler de Kokomet’in lezzet anlayışını tamamlayan güçlü seçenekler arasında yer alır.
Kısacası Kokomet, bir ustanın yıllar süren yolculuğunun, sokaktan sofraya uzanan samimi bir lezzet hikâyesidir.